2020 yılında, doğanın bilgeliğine ve sürdürülebilir yaşamın gücüne inanan iki yol arkadaşı olarak, Küçük Menderes Ovası’nın kadim bereketiyle yoğrulmuş Tire’de bir hayalin tohumlarını attık.
Doğanın kucağında, henüz el değmemiş sessiz bir merayı keşfettik. Burası, toprağın yeniden hayat bulacağı ve modern insanın doğayla yeniden bağ kuracağı "Biyofilik" hayalimizin ilk durağı oldu.
Organik tarım sürecimize adım atarken, arazimizde kendiliğinden filizlenen yabani kekiklere dokunmadık. Çünkü biliyorduk ki; gerçek zanaatkarlık, doğanın sunduğu mucizeleri olduğu gibi kabul etmekle başlar.
Büyük bir heyecanla ilk saf lavanta esanslarımızı elde ettik. Emeklerimizin kök salacağı ve bir sığınak olarak gördüğümüz "Köy Kahvesi"ni inşa ederek çiftliğimizin kalbini oluşturduk.
Doğanın döngüsüne uyum sağladıkça ürün yelpazemiz ve topluluğumuz büyümeye devam etti. Toprağın saflığını koruyarak yeni ritüeller geliştirdik.
Hayallerimiz çiçek açtı. Mis gibi kokular eşliğinde ilk Lavanta Festivalimizi gerçekleştirdik. Doğanın şifasını ve huzurunu büyük bir toplulukla paylaşmanın mutluluğunu yaşadık.
Artık sadece Tire’nin bereketli topraklarında değil, dijital dünyada da sizinleyiz. Tarlamızdan süzülen bu saflığı ve oluşturduğumuz arınma ritüellerini sizinle paylaşmak için yeni bir yolculuğa çıkıyoruz.